“Beyaz Yaka’ların Siyah Gömlekleri”

Patron Sevmek

Image for post

“Patron sevmek zordur arkadaşlar. Siz seversiniz o doğru zamanı bekler.“ Doğru zamana kadar sabretmek sizin göreviniz! O’nun değil.

Yönetmenin ne kadar zor olduğunu hepimiz biliyoruz elbette. Senelerdir aynı bedendeyiz ama kendimizi bile yönetmekte zorlanıyoruz zaman zaman. Etrafınızda olan bitenleri kontrol etmek, adapte olmak ve zamana ayak uydurmak gerçekten zor iş. Bunu kendi hayatımız için bile yapmak bu denli zor iken, bir takım, bir şirket yönetmeyi düşünebiliyor musunuz? Onlarca, yüzlerce farklı kafa, tek bir amaç.. Allah sabır versin valla.

Öncelikle bu güne kadar çalıştığım ve çalışmakta olduğum şirketlere girerken ki ilk kriterimin “patron karakteri” olmasından dolayı, yönetilmek konusunda hiç sıkıntı çekmediğimi belirtmek isterim. Bu zamana kadar ki tüm ekip liderlerim ve patronlarım gerçekten piyasanın çok çok üstünde vizyon ve misyon sahibi insanlarıydı. E o yüzden şirketleri başarılı oldu. O yüzden sektöre 100'lerce yetenekli insan yetiştirebildiler.

Elbette ki hepsinin tarzı farklıydı. Bazılarını hiç görmezdik. Bazılarıyla aynı masada içerdik. Bazılarıyla tatile çıkardık. 14–15 senem doldu sanırım sektörde dile kolay. O kadar çok kişiyle tanışma ve karşılaştırma fırsatım oldu ki. Tabi ki hatırlıyorum daha 18 yaşında bana işi sabırla öğreten Efdal Çelik’i hatırlıyorum mesela. Her başarımda o bilmese de ona bir teşekkür çakıyorum uzaktan:) Beni ben yapan ama kendi yok olan bir şirket vardı. Oradaki patronumla, arkadaşlarımla hala irtibat halindeyiz çoğu zaman. Toplamda 6–7 sene çalıştım orada. Her şeyi orada öğrendim. 7 senenin sonunda daha iyi uğurlanabilir miydim? Evet bence, ufak kırgınlığımı hatırlıyorum. Ama birbirimizi sevmekten ve saygı duymaktan vazgeçmedik.

“Patron sevmek zordur arkadaşlar. 100 verir ama 1 vermez düşman olursunuz.“ Siz nasıl yaklaşacağını bilmelisiniz Bu sizin göreviniz! O’nun değil.

Neyse, işin inceliklerini her ne kadar oradaki 7 senemde öğrensem de, beni ben yapan yönetici becerilerimi son 4 senemde kazandım diyebilirim. Çok izledim uzaktan. Çok dinledim. Çok hızlı uyguladım ve çok risk aldım. Patrondan ne görüyorsam, kendime göre biraz yontup, onu aktardım takımıma. Hoşuma gitmeyenleri de görmezden geldim doğal olarak. Ancak çok şey kazandım! Bana özel bir şey yapmadı gibi ama O bana bir cümle söyledi ben on kademe ilerlettim. -Bir keresinde yılbaşı gecesi aramıştı, o seneyi var ya nasıl bir hırsla-keyifle geçirdim anlatamam.- Neyse :) Çok hakettiğimi, hakettiğimizi düşündüğüm bir şeyi isterken bile rica/minnet gittim yanına. Bu yüzden hiç de reddedilmedim. Ama kimseyi de reddettiğini görmedim. Kendimi özel hissetmek istediğim çok anlar oldu tabi. Ama o bunu çok nadir yapardı. Belki de özel değildim. Ya da yeterince değildim. Ama imkan ve ihtimaller dahilinde patronun size bir şeyler sağlaması, ya da gerçekten sağlamaya çalışması ne kadar değerli bir şeydir bilirsiniz. Sırf bunu önemsemedi diye istifa ettiğim yerler de oldu valla:)

“Patron sevmek zordur arkadaşlar. 5 gülümser 1 kızar düşman olursunuz.” Siz gülümseteceksiniz bazen de. İşiniz onun işini kolaylaştırmak. Bu da sizin göreviniz. O’nun değil.

O yüzden burada yazdığım yazıların bir şirkete bir kuruma bağlanmasını hiç istemem. Çünkü ben beyaz yakaların en şanslılarından biriydim hep. Hep iyi yerlerde çalıştım. Hep iyi yöneticilere denk geldim. Hep yükseldik. Hep birlikte büyüdük. Ama gözümüzü de dışarıya kapatmadık tabi ki.

Evet. Patron sevmek zordur arkadaşlar. Ama genel olarak sevmek zordur zaten. Kırılabilecek kadar sevmek.. Ama tadı da bir başkadır yaa. Tatlı tatlı kariyer yapmak, işe koşarak gitmek falan.. Vay bee..

Buradan Orhan Gencebay’a bağlamadan yazımı hemen toparlamak istiyorum. Burası böyle yer millet. İyi insanlar için bazen cehennem olabiliyor. Kötü insanlar için de hiç cennet olmayabiliyor. O aradaki dengeyi iyi kurmanız gerekiyor. Ne çok “patroncu” olup arkanızdan konuşturun, ne de çok “takımcı” olup kovulun:) Orta yolu siz daha iyi bilirsiniz.

Bir sonraki yazımda Lider ve Patron arasındaki farklardan ve kendi uyguladığım takım yönetimi tekniklerinden bahsedeceğim. Belki ilginizi çeker. Valla kendi kendime konuştum, benim ilgimi çekti.

SG.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store