“Beyaz Yaka’ların Siyah Gömlekleri”

Nasıl batarım ?

Aslında konuyu kendi kafamda ikiye ayırdım bile ve birincisi için çok bir şey söyleyip polemik yaratmak istemiyorum. ( Polemik yarattı)

Nasıl batarsınız? Yani tırnaklarınızla kazıya kazıya, eze eze, yene yene ve başara başara kurduğunuz milyonluk şirketinizi nasıl batırırsınız? Bunu hiç düşündünüz mü? Düşünmediniz çünkü zaten bir şirketiniz yok :) Ama mutlaka batan bir gemide bulunmuşsunuzdur. Sizce liderler bunu nasıl başarıyor?

Birinci seçenek şu : Bilerek. Evet bilerek batırmak istediğiniz bir şirketiniz var ise ( bunun sebebi hevesinizi yitirmeniz, mental sağlığınızı kaybetmeniz vs. olabilir ) bunu başarmak için ufak bir kural var. Şişir, sat, uza. Eğer usulüne uyduracak kadar üzerinde çalıştıysanız tebrikler, artık yeni bir şirket için yeteri kadar paranız var ve hala özgürsünüz.

Ama ben ikinci seçenekten bahsetmek istiyorum elbette. Bilmeyerek.
Yani yavaş yavaş tükenerek ve kontrolü kaybederek batmaktan bahsediyorum. Bundan bahsedebiliyorum çünkü kariyerim boyunca iki koca şirket batışına ve bir kaç bölüm kapanışına birebir şahit oldum. Valla çalışan için garip oluyor ama şirket sahibi için çok daha zor olmalı elbette. İşin maddi boyutundan hiç bahsetmeyeceğim. Çünkü o benim için ilk seçenekte kaldı. Tamamen batışın duygusal yönünden bahsetmek istiyorum.

Örneğin bir reklam ajansında, bir medya planlama ajansında çalışıyorsunuz. Yıllık cirolar herkesin karnını doyuruyor, bir şekilde kör topal teknolojileri de yakalıyorsunuz. Bir iki yeni ürünle ayaktasınız. Yani gitse 10–15 sene daha gider. Ama batışın başladığını hissetmeye başlıyoruz. Nasıl? Binlerce sebebi olabilir ama çatısı şu arkadaşlar : Eğer çalışanınıza değer vermeyi bıraktıysanız artık batmaya başladınız demektir. Para ya da başka hırslar, hedefler sizin için, çalışanların huzur, mutluluk ve refah seviyesinden ağır basıyorsa geçmiş olsun. Bu olay herkesin çok sevdiği mutfaktaki Ayşe Abla’yı işten çıkarmanız ile de tetiklenebilir, Insan Kaynakları’nın hayır dediği bir şeyin evet olduğu anlaşılınca da. Bu, bir kişiye yeni görev verildiğinde de tetiklenebilir, bir kişinin masasının yerinin değiştirilmesiyle de. Evet bu kadar ince bir çizgi. Ama bu ince çizgi eğer isterseniz çok da sağlam bir çizgidir.

Şimdi size başarılı şirketinizi batırmak isterseniz tam tersini uygulayamanız gereken bir liste vereceğim. Size söz veriyorum; eğer harfi harfine ve yavaşça bunların hiç birini yapmazsanız küçülür, batar ve kaybolursunuz. Buyrunuz ;

  • Şirket yapısını iyi belirleyin. İskeletini iyi kurun ve doğru yöneticiler seçin. Title’lar doğru belirlenmez ise çalışanlar gidecekleri yeri ön göremezler.
  • Takım liderlerinizi iyi seçin ve takım içi işlerine kaçırmayın. İyi seçerseniz zaten karışmak zorunda kalmayacaksınızdır.
  • Her bölümde “talent” kategorisinde en az 2 kişi bulundurmaya çalışın ve onlara yatırım yapın. Özellikle bu kişileri kaybetmek size yetersiz iş gücü ve kontrol edilemeyen sorunlar yaratacaktır.
  • Problem çözücü kişiler belirleyin. İşi ona verdiğinizde sorunsuzca sonlandıracağından emin olduğunuz kişiler. Böylece çok daha az sorunla karşılaşırsınız.
  • Unutmayın herkes para için yapıyor bu işleri. Onlara hayatta kalabilecekleri ve umut edebilecekleri ücretleri ödemezseniz çok hızlı şekilde kan kaybedeceksiniz demektir. Yani kazançtan sürpriz paylar çıkarın.
  • Onlara şirket içinde ve dışında yaşam alanları sağlayın. Mental sağlıklarını korumak, enerjilerini üst seviyede tutmak için “doğru” organizasyonlar düzenleyin.
  • Eşitlik! Adalet! Hak! Özgürlük! gibi esnetilemez kurallar içinde çalışın.

Bunları saatlerce yazabilirim ama zaten farketmişsinizdir bir çoğu aynı kapıya çıkıyor. Bir şirketi büyük bir şirket yapan üründen daha çok çalışanlarıdır. Siz çalışanınıza huzurlu bir çalışma ortamı, iyi bir gelecek, güzel hedefler, hediyeler ve imkanlar sunarsanız sizinle birlikte senelerce çalışacak inanmış arkadaşlar elde edersiniz. Böylece çok az problem yaşar, çok fazla özveri ve adanmışlık hissedersiniz.

Unutmayın. Bir çalışan 18:29'da üstünü giymeye başlıyorsa, siz ona ne güzel bir çalışma ortamı, ne de güzel bir gelecek sunmuşsunuz demektir.

SG.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store