“Beyaz Yaka’ların Siyah Gömlekleri”

Sektörün Pelerinsiz Kahramanları?

Yani başlık çok iddialı görünebilir. Bence de iddialı oldu ama başka türlü de tanımlamak istemedim bizi. Sizi. Bilmiyorum. Kahramanlık göreceli bir kavram. Biri hiçbir şey yapmadan sizin kahramanınız olabilir ya da başka biri çok kahramanlık yapar ve sizin hiçbir şeyiniz olmayabilir.

Neyse edebiyatı bilenlere bırakıyorum ve konuma geçiş yapıyorum.

Büyük markaların kendi içlerindeki tasarımcıları saymazsak, piyasada tasarım ekibine sahip bir çok farklı şirket var. Medya planlama ajansları, reklam ajansları, direkt tasarım ajansları, mobil oyun şirketleri hatta matbaalar vs. Eğer siz de bunlardan birinde yer alan bir tasarımcıysanız, bahsettiğim hikayeyi aslında çok iyi biliyorsunuz…


“Beyaz Yaka’ların Siyah Gömlekleri”

Tasarımcılar özgür müdür?

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Eğer bir beyaz yakalıysanız bu seride sizi oldukça rahatsız edebilecek ya da aşırı rahatlatacak bazı “gerçekler” okuyabilirsiniz. Buna hazırlıklı olalım olur mu? Sonra bana “Youtuber“lar gibi cevap videosu çektirmeyin :)

Evet tasarımcı arkadaşlar. Ya da tasarımcı olma yolunda mezun olmayı bekleyenler. Tasarım dünyasına giriş için hayaller kuranlar.

İç mimar mısınız? Endüstriyel tasarım mı okuyorsunuz? Aaa digital tasarıma yönelip “Interaction Designer” mı olacaksınız? Yoksa bir ekibiniz olmamasına rağmen patronunuz size fazla maaş vermemek şartıyla “Art Director” title’ı mı verdi?

Sizi şöyle bir adım öne alayım. Mevzu sizinle ilgili.

Elbette ilerleyen…


Herkese merhaba, Ben Sertaç Gezici.

Yeni kütüphanemi oluştururken, lise defterlerime rastladım ve 200'ün üzerinde yazılmış ergen hikayesi keşfettim. Elbette ki sizinle o dönem yazdığım yazıları paylaşmayacağım. Büyüdüm, geliştim, öğrendim. Bu nedenle depresif hayat ve aşk hikayeleriyle, zaten pek de hoş olmayan hayatlarınıza antidepresan tedavisi de eklemek istemiyorum.

Ancak şu sıralar eli kalem tutan ya da klavyenin tuşlarına basabilen herkesin, metiyeler düzdüğü platformlara denk geliyorum. Güzel hikayeler/kötü hikayeler, tadında hikayeler/abartılmış hikayeler gibi bir çok şey okudum. Dedim ki “ben de yazayım. Bakayım da, yazarken harflerin esiri olabilecek miyim”?

İyi demiş miyim? :) Göreceğiz.

Kısaca da kendimden bahsedeyim, adettendir.

18 yaşımdan beri…

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store